Analiz Beşiktaş Erkek Basketbol Takımı

YapıLAN

Written by Kartalbasket

Basketbolda dibe doğru serbest düşüş gösterdiğimiz ve playoff dışında kaldığımız bir sezonu geride bıraktık. Şu ana kadar şube yönetiminden “Eleştirileri hak etmedik.” ve “Ne olursa olsun playofftayız.” dışında bir açıklama gelmedi. Ancak son günler Beşiktaş basketbolu adına hareketli geçiyor.

İntegral Forex’in sponsorluktan çekilmesi söz konusu. Şubemizdeki yetkili kişiler bununla ilgili de şu ana kadar bir açıklamada bulunmadı. Ancak dün itibariyle transfer gündeminde de Beşiktaş’ın adı ön plana çıkmaya başladı. Bir süredir ilgilendiğimiz Eric Murphy ile her konuda anlaşan takımımız işi sadece imzaya bıraktı. Erik Murphy çok iyi bir oyuncu ve Henrik Dettman’ın Finlandiya Milli Takımından da öğrencisi. Murphy uzun boyuna rağmen çok iyi bir şutör ve stil olarak eski oyuncumuz Zoran Erceg’e çok benziyor. Ribaunt konusunda da oldukça iyi içgüdülere sahip. Onunla ilgili tek soru işareti ise vasat olan savunması. Yani kısacası Beşiktaş çok önemli bir oyuncuyu, üstelik şimdiden kadrosuna katmayı başardı. Murphy Beşiktaş’ta oynayabilmek ve Henrik Dettman ile çalışabilmek için kendisine yapılan daha yüksek maaşlı teklifleri reddetti. İşte benim bu yazıyı yazmamın ana sebeplerinden birisi de bu.

Beşiktaş sene içerisinde Ahmet Kandemir’le yollarını ayırdığında gündeme yine hep aynı isimler geldi. Murat Didin, Burak Bıyıktay ve Orhun Ene… Ama o noktada daha önce hiç tanık olmadığım şeyler oldu. Beşiktaş taraftarı Twitter’da başlattığı kampanyayla Euroleague şampiyonu Georgios Bartzokas’ı koç olarak istediğini tüm dünyaya duyurdu. Tüm dünya diyorum çünkü başlatılan hashtag Türkiye’de TT’ye girerken, başta Yunanistan olmak üzere dış basında da geniş yankı uyandırdı. Taraftarın yaptığı bu baskıya dayanamayan Beşiktaş yönetimi dünyaca ünlü koçu gündemine aldı, görüşmeler belirli bir noktaya kadar geldi, anlaşmaya yaklaşıldı ancak bir takım pürüzler giderilemedi ve Bartzokas adeta Beşiktaş’ın kapısından döndü. Ancak bu kampanyayla Beşiktaş taraftarı kelimenin tam anlamıyla ezber bozdu. Beşiktaş’ın içine girdiği veya sürüklendiği başarısızlık çemberine en somut tepkisini verdi. Aynı isimlerin gelip gittiği, aynı hataların yapıldığı, aynı içi boş açıklamaların birbirini izlediği bu düzene Beşiktaş taraftarı ilk kez sesini bu kadar net bir şekilde yükseltti. Beşiktaş taraftarının zorlamasıyla, çabasıyla, birlik olmasıyla bu kalıplaşmış isimler bir anda devre dışı kaldı ve Beşiktaş’ın yeni koçu, aynı zamanda Finlandiya Milli Takımının da koçu olan Henrik Dettman oldu. Böylelikle tecrübeli antrenör Beşiktaş tarihinin ilk yabancı koçu oldu.

İşte o Henrik Dettman sayesinde Avrupa’nın önemli oyuncularından biri olabilecek bir isim, kendisine daha fazla para kazandıracak teklifleri reddetti ve Beşiktaş’ı tercih etti. Bu çok kritik bir olay ve bana göre bu transferde en büyük pay sahiplerinden birisi de Beşiktaş taraftarları. Eğer o kampanya başlamasaydı, o tepki gösterilmeseydi, oradaki birlik sağlanmasaydı ve taraftar çıtayı yükseğe koymasaydı, muhtemelen yönetim bir kez daha o isimlerden birisini getirip aynı düzenin sürmesine sebep olacaktı. Beşiktaş taraftarı buna dur dedi. Bu yüzden bu önemli transferin yapılmasında Beşiktaş taraftarının payı büyük. Keza taraftarın sevgilisi Ryan Broekhoff’un da sözleşmesinin uzatılmasında yine Beşiktaş taraftarının payı var. Taraftarlar Broekhoff’u bu kadar çok sevmeseydi, belki de o da elimizden kaçıp giden ve gittiği takıımlarda yıldızlaşıp başarılar kazanan oyuncular kervanına katılacaktı. Taraftar sözleşmeyi istedi, Beşiktaş basketboluyla ilgili kişilere bu taleplerini açık bir şekilde gösterdi, tshirtler ve pankartlar yaptı. Sonuç olarak son 2 sezondur açık ara takımın en iyi ve en istikrarlı ismi olan Ryan Broekhoff’un sözleşmesi uzatıldı. Yıllardır yönettiği her maçta kelimenin tam anlamıyla Beşiktaş’ı doğrayan ancak bugüne kadar Beşiktaş yönetiminden tek bir tepki görmeyen Rüştü Nuran’a da düdüğünü Beşiktaş taraftarı astırttı. Şube yönetimi de o maçtan sonra sert bir açıklama yaptı ve Rüştü Nuran’ı eleştirdi ama o gün Beşiktaş taraftarı o haklı tepkisini göstermeseydi bu açıklama yapılır mıydı? Şahsen ben hiç sanmıyorum.

Beşiktaş basketbol şubesini yöneten, Beşiktaş basketbol şubesinde söz sahibi olan kişilerin başarısızlıkları kabak gibi ortada. 4 kupa kazanan bir takımdan oyuncularına maaş ödeyemeyen, sponsorun verdiği paraya sahip çıkamayan, oyuncuları idmanı boykot eden ve son olarak da playoffların dışında kalan bir takım haline dönüştük. Tüm bu utanç verici olayların ardından bu başarısızlıkların ana sorumluları henüz elle tutulur bir açıklama yapmış değil. Ne yazık ki Beşiktaş basketbolunu yöneten kişilerin en büyük hedefi günü kurtarmak. Play-offlar’a girip ilk turda elenmek onlar için bir sorun teşkil etmiyor. Play-offlar’a kalamamak, belki de oyunculara play-off primi ödememelerini sağladığı için onları mutlu etmiş bile olabilir. Ama taraftar o kişilerle aynı sayfada değil, onlardan çok farklı hedeflere sahip, çok daha yukarılara gözünü dikmiş durumda ve bu başarısızlıklara kesinlikle tahammülü yok. İşte bu yüzden Beşiktaş basketbolunu seven herkesin birlik olması çok önemli. Çünkü Beşiktaş’ın dört bir yanını, azla yetinmeye mahkum eden bir anlayış sarmış durumda. Buna karşı savaşmak için belki biraz geç kaldık ama hiçbir şey bitmiş değil. O anlayışa karşı kazanılan tüm bu somut başarılar Beşiktaş taraftarının birlik olduğunda neler başarabileceğinin net bir göstergesi.

Hiç kimse Beşiktaş taraftarını aptal yerine koymaya kalkmasın, bu taraftar her şeyin farkında. Beşiktaş taraftarı yıllardır süren “yapılanma” yalanından bıktı. Farklı isimler tarafından fotokopi gibi açıklamalar yapılan;  “Yapılanıyoruz.”, “Ayağımızı yorganımıza göre uzatıyoruz.” , “Az bütçeyle çok şey başaracağız.” açıklamaları artık kimseyi kandırmaya yetmiyor. Somut olarak atılan adımların hepsinde taraftarın payı büyük. Öyle ya da böyle bu çapsızlıkla mücadele edilecek. Playoffların dışında kalmak da bana göre çok iyi oldu çünkü artık herkes Beşiktaş basketbolunun aslında başarılı bir şekilde yönetilmediğinin farkında. Gerçi play-offlar’a kapak atıp ilk turda elenmek de nasıl bir başarı orası da ayrı bir soru işareti. Günü kurtarmak adına yapılan “Euroleague seviyesindeyiz.” tarzı açıklamaların da ne kadar içi boş söylemler olduğu ayyuka çıkmış vaziyette. Taraftarın bir Euroleague hedefi var ama yönetimin aksine taraftar bu hedefe inanmış durumda. Beşiktaş basketbolunu yöneten kişilerin de artık bir özeleştiri yapıp bu hatalarından ders çıkarması gerekiyor. Çünkü dünya yıldızı da gelse o oyuncu 3-4 ay sonra parasını alamadığı için antrenmana çıkmayacaksa transferin hiçbir kıymeti yok.

Toparlayacak olursam Beşiktaş taraftarı sahip olduğu gücün ve neyle karşı karşıya olduğunun farkına varmalı ki yavaş yavaş da farkına varıyor. Şundan da adım kadar eminim ki Beşiktaş basketbolu bir yerlere gelecekse ve doğru bir yapılanma olacaksa bunda en büyük pay sahibi de büyük Beşiktaş taraftarı olacaktır. Mesaj çok net. Doğru şekilde YapıLAN!

Buğra Uzar – KartalBasket.org

About the author

Kartalbasket

Leave a Comment