Beşiktaş Kadın Basketbol Takımı Röportajlar

ÖZEL – Milica Jovanovic Röportajı

Written by Sezer Özmen

Sezer Özmen: Merhaba Milica, ilk olarak Beşiktaş’a transferin hakkında konuşmak istiyorum. Bildiğin gibi Beşiktaş’a geldiğinde, takımda sadece genç oyuncular vardı ve hatta sen de genç bir oyuncusun. Neden Beşiktaş’ı tercih ettin ve hiç bu kararın kesinlikle doğru bir seçim olduğunu düşündün mü?

 

Milica Jovanovic: Geçen yaz benim için çok zordu, çok seçiciydim ve en güçlü lige gelmek istiyordum. Beşiktaş bana geldi ve o sıralarda takımda bir çok problem olduysa bile ben Beşiktaş’ın büyük bir kuruluş olduğunu biliyordum. Evet şimdi kararımın doğru olduğunu düşünüyorum.

 

S.Ö: Transferinden önce Beşiktaş hakkında bildiklerin nelerdi?

 

M.J: Büyük bir takım olduğunu biliyordum. Özellikle futbol takımı ve son yıllardaki erkek basketbol takımı hakkında çok şey duydum. Fakat burayı, takımı gerçekten hissettiğimde, bu söylenenlerden çok daha fazla olduğunu öğrendim.

 

S.Ö: Sezonun ilk yarısındaki Edremit maçından sonra salonun dışında ağladığını gördüm. Ağlamanın sebebi neydi? Bunu senin hırslı karakterine veya başka bir şeye bağlayabilir miyiz?

 

M.J: Sanırım bu maçı asla unutamayacağım. Son dakikada topu kaybettim tek hatırladığım bu. O dakikada takım olarak maçı kazanmaya çok yakındık fakat son anlarda neler olduğuna inanamıyorum. Ben böyleyim her zaman daha fazlasını isterim. Ağlamak istediğimde de binlerce kişinin önünde ağlarım, hissettiklerimi saklayamıyorum.

 

S.Ö: Sen Beşiktaş’a geldikten sonra Jessica Breland sadece birkaç maç oynayıp maaş sorunları nedeniyle takımı terketti. Onun bu kararı hakkında ne düşünüyorsun?

 

M.J: Hepimiz farklıyız. Hepimizin basketbol oynama ve evimizden ayrılıp bu kadar uzağa gelme nedenleri farklı. Sanırım onun da ayrılma sebepleri farklıydı. Para hala benim amacım değil.

 

S.Ö: Bu sezon Jessica Breland, Tiffany Hayes ve Armintie Price olmak üzere 3 oyuncu maaş sorunları nedeniyle takımdan ayrıldı. Fakat sen onların tersine burada kalmayı tercih edip tüm maçalara çıktın ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştın.

 

M.J: Söylediğim gibi hepimiz farklıyız. Onlar kendi seçimlerini yaptılar. Ben kalıp oynamaya karar verdim çünkü basketbol oynamayı seviyorum ve bu tecrübeden başka şeyler de elde ettim. Ayrıca, burada kendimi yabancı gibi hissetmiyorum. :)

 

S.Ö: Umbertide ve Beşiktaş’taki kariyerlerini kıyasladığında, kendinde bir gelişme ve farklılık görebiliyor musun? Beşiktaş’ın senin kariyerine olumlu bir şeyler kattığını düşünüyor musun?

 

M.J: Umbertide’de 2 yılımı harcadım ve harika bir koçla tüm gün boyunca bireysel idmanlar yapıyordum. Buraya geldim ve daha çok maça, oynamaya ihtiyacım vardı. Bunu çok arzuluyordum.

 

S.Ö: Otoritelere göre Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi, Avrupa’nın en güçlü liglerinden birisi. Sen bu düşünceye katılıyor musun?

 

M.J: Evet katılıyorum! Bence Türkiye ve Rusya Ligi şu an Avrupa’nın en güçlü iki ligi. Ardından da Fransa geliyor.

 

S.Ö: Beşiktaş ligin 2. yarısındaki güzel sonuçlarla ligde kalmayı başardı. Sence transferler haricinde takımda ne değişti?

 

M.J: Evet birkaç transferle ligde kaldık. Tabi ki aynı takım değiliz, tecrübeli bir point guardımız ve pivotumuzla beraber daha çok kendimize güveniyoruz.

 

S.Ö: İyi bir takım olmak için, takımda iyi ilişkilerin, arkadaşlıkların oluşması gerektiğini düşünüyorum. Senin takım içinde koçla, takım arkadaşlarınla ve diğer çalışanlarla aran nasıl?

 

M.J: Sana kesinlikle katılıyorum. Takım içerisinde çok iyi bir bağ olduğunu söyleyebilirim. Birkaç tane çok iyi arkadaş edindim ve bu beni daha fazla takım gibi hissettiriyor.

 

S.Ö: Beşiktaş taraftarlarının Beşiktaş Kadın Basketbol Takımı’nı yeterince desteklediğini düşünüyor musun?

 

M.J: Bence Beşiktaş taraftarı inanılmaz. Onların desteğini ve takımlarına olan sevgisini hissetme şansını yakaladığım için de çok mutluyum. Fakat kadın basketbol takımını daha fazla desteklemeleri gerektiğini düşünüyorum.

 

S.Ö: FEDA senin için ne anlam ifade ediyor?

 

M.J: FEDA sadece kalbinde hissettiğin bir şey.

 

S.Ö: İstanbul’da boş zamanlarında neler yapıyorsun?

 

M.J: İstanbul’u şehir olarak çok seviyorum ve elimden geldiğince keşfetmeye çalıştım. Bebek’i çok seviyorum, özellikle şimdi havalar da çok güzel. Bu yüzden daha çok orada takılıyorum.

 

S.Ö: Hangi takımı tutuyorsun dünya genelinde?

 

M.J: Kalbimi şimdi 2 takım paylaşıyor. :) Partizan ve Beşiktaş

 

S.Ö: Peki Beşiktaş’ta kalmayı istiyor musun?

 

M.J: Sezon bitti ve tek söyleyebileceğim burada olmaktan ve bu takımın bir parçası olmaktan dolayı mutluyum. Fakat şimdi takım ve benim aramda bir sözleşme yapılabilir mi onu görme zamanı. Benim isteğim var, önemli olan bu. :)

 

S.Ö: Kartalbasket aracılığıyla taraftarlara ne söylemek istersin?

 

M.J: Onlara bu sezonki desteklerinden ve sevgilerinden dolayı çok teşekkür etmek istiyorum. Umarım onları hayal kırıklığına uğratmamışızdır.

 

S.Ö: Ben de çok teşekkür ediyorum verdiğin cevaplar için. Umuyorum gelecek sezon da bizimle kalırsın ve Beşiktaş senin de katkılarınla eski günlerdeki gibi iyi hale gelir.

About the author

Sezer Özmen

Leave a Comment