Röportajlar

ÖZEL – Hurşit Baytok Röportajı

Written by Sezer Özmen

1- Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün erkek basketbol branşında A takım seviyesinde yaşadığı tek şampiyonluğun oyuncularındansınız. Oyunculuk kariyerinizden sonra da A takımlarda, Milli takımlarda ve altyapıda çeşitli görevler aldınız. Basketbola oynarken ki bakış açınızla şimdi ki arasında ne gibi farklar var? Basketbolu hayatınızın neresine koyarsınız?

H.B: O Benim jenerasyonum bu güne kadar kazanılan tek ve gerçek şampiyonluğu konuşmayı pek sevmez. Ama ben bu kuralı bu gün bozup, suskunluğum asaletimdendir sözüne nazire yapayım istiyorum. Bizler görevimizi yapmanın verdiği huzuru taşırız. Bu bize yeter. Gönüllerin şampiyonluğu diye bir kavram varsa onlar bizleriz, gönüllerde gerçekten taht kuranız. Bizler yıllardır bizlerden korkan, bizi yok varsayma biçareliği gösteren, bu korkularını da bizim tek şampiyonluğumuzu sembol ize eden isimlerimizin yazdığı formalarımızı salonlardan kaldıran zihniyeti Beşiktaşlılık duruşu sergileyerek, gerektiğinde susmasını da bilerek kendi utançları ile başbaşa bırakırız. Biz gerçeğiz, Beşiktaş’lıyız. Hayatımızın hiç bir devresinde bu sevginin önüne hiç bir değeri koymayanlarız biz. Beşiktaş bir okuldu, orada basketbol ile beraber hayatı , sosyalleşmeyi, sevgiyi, paylaşmayı, gururlu olmayı, sadakati, bilgili olmayı, görgülü olmayı, saygıyı öğrendik biz . Bütün bu değerlerin toplamı nedir bilirmisiniz. Çok düşünmeyin ben söyleyeyim “ BEŞİKTAŞLILIK DURUŞU”. Bu duruş çağdaştır zaman içerisinde değişmez ama yozlaştırılır tıpkı bu günlerde olduğu gibi.. Bizler antrenör , idareci ve özellikle o dönemdeki ağabeylerimizden öğrendiklerimizle çağa tutunacak bilinç içerisinde yetiştirildik. Biz o devirde bile devrimci idik . Bu gün herkesin bangır bangır bağırarak “ burası er meydanı burada savaşmayana ekmek yok” düşüncesini bizler o dönemde çoktan keşfetmiş ona göre oynuyorduk. O zamanki doğrularımız hala geçerli, hala güncel.

2- Bu kadar başarılı bir basketbol geçmişinin neredeyse son 15-20 senesini altyapıya ayırdınız. Doğru bir karar verdiğinizi düşünüyor musunuz?

H.B:  Hayır, şartlar öyle gerektirdi. Yıldız milli takım antrenörlüğü ile başladı . Gurur verici bir görev milli takım antrenörlüğü bu sayede altyapı antrenörü oldum ancak pişman değilim .Tabii ki ben de herkesin çokça konuŞup da hiç umursamadığı altyapıda değilde daha profesyonel bir ortamda bulunmak isterdim. Bunun aksini hiç söylemedim zaten, hele hele beko liginin halini gördükten sonra yazık etmişsin diyorum zaman zaman ancak ben profesyonel bir insanım ekmeğimi buradan kazanıyorum, yarın ne olur bilinmez Biraz çelişkili oldu ama gerçek de bu tekrar söylüyorum,pişman değilim. Birilerinin hayatında fark yaratmak güzel bir duygu, fazla karın doyurmasa da.

3- Peki, altyapıların sizce en ciddi sorunları neler?

H.B: Yetiştiricilerin eğitiminde sorun var. Antrenörlerin vizyon sahibi olmaları gerek . Günü kurtarma ya da yalnız kazanma kaybetme ekseninden çıkmaları gerek. Zira bu tür yaklaşım eldeki değerlere hiçbir katkı sağlamıyor. Uzun vadeli düşünmek ve ona gore çalışma bilinçliliğini göstermek gerek.

4- Antrenör adaylarına, ülkenin dört bir yanında eğitimler veriyorsunuz. Bu eğitimlerde antrenör adaylarında gördüğünüz en önemli eksiklik nedir?

H.B: Oralarda birden çok anlayış hakim. Bir grup hadi bir de basketbol antrenör belgesi alalım bulunsun ilerde lazım olur düşüncesinde, bir grup belge alıp bulunduğu kurumda yer kapma telaşında, diğer bir grup da gerçekten antrenör olmak isteyenler. Bütün bu grupları ortak özelliği ise eğitim aldıkları kurumların onlara gerekli katkıyı sağlamaktan çok uzak oluşu

5- Altyapıdaki antrenörlerin başarı odaklı olmasının sebebi, kendi egoları mı, yönetim baskısı mı?

H.B: Her ikiside ancak öncelikle kendi hataları

6- Oyuncu bazında düşünürsek, altyapıdan A takıma geçerken yaşanan problemlerin sizce ne kadarı teknik ne kadarı mentaldir?

H.B: Tamamı teknik işin mental kısmındaki eksiklik oyuncuda değil antrenörde.

1 – Çocuklar yeterli teknik çalışmaları yapmadan kendi yetenekleri çerçevesinde gelişerek geliyorlar.

2 – A takım antrenörlerinin azınsanmayacak bir çoğu genç oyunculara şans vermekten korkuyorlar.

7- Yüzlerce oyuncuyla çalıştınız. Beklentilerinizin çok üzerine çıkan veya çok büyük hayal kırıklığı yaratan oyuncularınız oldu mu? Sebepleri nedir?

H.B: Ne beklentimin üzerine çıkan oldu ne de beklentimin altında kalan oldu . Kime olur dediysem oldu, kime bundan bir şey olmaz dediysem o olmadı. Bu konuda ukalaca bir idaaya sahibim. Örneğin senin de tanıdığın Buğra muazzam yetenek ama kafayı toparlaması kendini bu işe adaması lazım geleceği bu şarta bağlı olarak çok parlak bence. Bizim işimizde seçimleri doğru yapmanız gerekir Amaç A takıma yada benim vizyonuma göre uluslar arası düzeyde oyuncu yetiştirmekse, doğru seçim yapmak zorundasınız. Yanılma payı yok mu tabii ki var ama çok az olmalı.

8- Sizinle kısa bir süre de olsa İstanbul Tofaş Spor Kulübü’nde çalışma şansı yakalamıştım. Öğrencilerinizle çok farklı bir ilişkiniz var. Psikolojik anlamda bunun geri dönüşlerini nasıl alıyorsunuz?

H.B: Ben oyuncuların gelişimini ön plana aldığımı , önemli olanın onlar olduğunu bilerek bu işi yapmaya çalışıyorum. Bu düşüncemi de herkes bilir zaten .Oyuncularımın bana güvendiklerini düşünüyorum

9 -Başarılı olacağına inandığınız bir altyapı jenerasyonu var mı ? Altyapı Milli takımları hakkında ne düşünüyorsunuz?

H.B: Açıkçası yakın gelecekten biraz olsun ümitsizim , zira kimse işin temeli olan fundamental çalışmaları ile doğru dürüst ilgilenmiyor herkes kısa yoldan başarı peşinde onun için yakın gelecekte biraz olsun dengeler bozulacak diye düşünüyorum. Şu anda ise mevcut milli takımlarımız ümit verir düşüncesindeyim.

10- Bir çok kulübün hem altyapı hem de A takım’ın da çeşitli görevlerde bulundunuz. En keyif aldığınız çalışma ortamı hangisiydi?

H.B: 2 yıl 6 ay görev yaptığım yıldız milii takım görevim dolayısıyla federasyonda çalıştığım dönem. Sıfır sorunla çalıştık . Buradan milli takımların o dönemki menajeri  Remzi Diili’ye teşekkür etmem lazım.

11- Açıkçası sizin gibi hayatını basketbola ve eğitime adamış bir değere çoğu zaman büyük haksızlıklar yapıldığını düşünüyorum. Kırgınlıklarınız var mı?

H.B: Olmaz mı var tabi. Hatta bolca var , bazen simit mi satsam acaba diye düşündürüyor insanı ama bunlar benim çalışma azmimi bozmadı henüz , hala aynı heyecan ve enerji ile çalışıyorum.

12- Türkiye’de basketbolun iyi yönetildiğini düşünüyor musunuz?

H.B: Öyle olmasaydı bu günleri görürmüydük. Hatalar yok mu tabii ki var ancak biraz egoları bastırsak onlar da kalmaz, en azından azalır.

13-  -Devşirme oyuncu, yabancı sayısı ve pilot takım uygulamalarının sizce ülke basketboluna getirdikleri, götürdükleri neler?

H.B: Devşirme oyuncuya küçük yaşlarda buraya gelip bize tam anlamı ile entegre olam şansı olacağı için karşı değilim . Ama kazık kadar adamı sırf bir iki maç kazanalım diye apar topar Türk yapmaya karşıyım . Türk’lük kavramı bu kadar ucuz olmamalı. Pilot takım uygulamasını savunuyorum özellikle genç takım yaşı dolmuş yada dolmak üzere olan oyunculara fazla ve kaliteli maç yaptırmak adına geçerlibir yaklaşım. Yabancı sayısına gelince bu konuda çok da net bir duruşum yok açıkçası ama şunu söyleyebilirim , globalleşen dünyada herkesle rekabet içerisinde olabilmek lazım . onun için vizyon sahibi antrenör ve yönetici lazım. Bu arada yabancı hayranlığına karşıyım bu biline, özellikle antrenör konusunda, kulüpler acaba Türkiye de antrenör yok mu zannediyorlar.

14- Şu an Antalya Büyükşehir Belediyesi altyapı kordinatörlüğü görevindesiniz. Şehrin, yöneticilerin ve gençlerin Antalya’da basketbola bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

H.B: Gençlerin bakışı olumlu ama onlara sunulan yetersiz . gerek teknik anlamda, gerek hedeflerin fazla sığ oluşu onları bu bölgeye sıkıştırmış. Antalya gençliği çok yetenekli lidere ihtiyaçları var. Buradaki ligin kalitesini arttıracak il basketbolünü ulusal ve uluslar arası standartlara kavuşturacak vizyon sahibi yöneticiye ihtiyaç var.

15- Beşiktaş’ın sponsor sorunu çektiği, amatör şubelerin yönetim katında kulübe bir yük olarak görüldüğü bu dönemde çözümün nasıl olacağına inanıyorsunuz? Sizce kurtuluş altyapıda mıdır?

H.B: Kurtuluş çok basit versinler bana şubeyi CEO olarak 5 yılda yılların tahribatını siler düzlüğe çıkarız. İddia ediyorum , Kurtuluş tabii ki altyapıda ancak çok iyi ve uzun vadeli plan ve program yapılabilirse Ahbap çavuş ilişkisi son bulmalı.

16- Son zamanlarda sayısı giderek artan ve sosyal mecralarda basketbol konuşma imkanını arttıran siteler ve bloglar hakkında ne düşünüyorsunuz?

H.B: Basketbolun hemen her platform da konuşulması gündemde yerini fazlası ile alması korkulacak bir şey olmasa gerek.

Röportaj: Aybars Aksu

Kartal Basket özel haberidir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

About the author

Sezer Özmen

Leave a Comment