Zoru kolaya çevirdik…

Written by Sezer   // 04 Şubat 2012   // 0 Comments

Çek Cumhuriyeti yolculuğu sırasında yaşanan forma skaldalına rağmen aldığı galibiyetle morallenen ve karşı karşıya kaldığı Avrupa’dan ihraç durumundan kurtulan Beşiktaş Milangaz, Beko Basketbol Ligi’nde de yoluna 88-80′lik Pınar Karşıyaka galibiyetiyle devam etti. Bu forma skandalının atlatılmış olmasını “İpten dönmek” olarak nitelendiriyorum, yönetim tarafından detaylı bir şekilde araştırılması ve sorumlularının bulunarak gerekli cezaların verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kaç zamandır maça gitmemiş olmanın verdiği iştahla, biraz hasta olmama rağmen Akatlar’ın yolunu tuttum. Son dönemde yaşanan olaylar sonrası tribünlerden yönetime ne gibi bir tepki yükseleceğini de merak ediyordum, beklediğimden farklı bir durum olmadı ve mücadele boyunca “Yıldırım Demirören yeter” tezahüratları duyuldu. Bu da ayrıca irdelenmesi gereken bir konu, maç yazısının içinde değinilip önemi traşlanacak bir olay değil.

Sezonun ilk yarısındaki maçı hatırlamak gerekirse; Deron Williams’la boy ölçüşmeye çalışan Chatman’ın tüm gayretine rağmen deplasmanda galip gelmeyi başarmıştık. 

Önce rakip hakkında etmek istediğim 1-2 laf var; İzmir ekibi kesinlikle kötü bir takım değil ama oyun kurgusu tamamen Stanojevic ve Chatman üzerine kurulu. Bu ikiliye önlem alındığında hücumda çok sıkışıyorlar, ikisi de yıldız oyuncular olmasına karşın ilerlemiş yaşları bir handikap. Takımda bir de savunma problemi söz konusu tabi; Ikonic hücumda ne kadar etkili olursa olsun, tuttuğu her oyuncu maça damgasını vurur. Bu maçta da Morrison’u savunmaya çalıştı, Amerikalı oyuncu rakip potaya çaktırmadan 18 sayı bırakarak galibiyetin mimarlarından oldu.

Maçı biraz da bizim taraftan değerlendirelim; haftaiçinde oynanan maçta dar bir rotasyonla mücadele edildiği için yorgunluk belirtileri gösterebileceğinden endişe ettiğim Beşiktaş Milangaz, Pınar Karşıyaka karşısında kontrolü hiç kaybetmedi ve tempoyu hep istediği gibi ayarladı. İlk dakikada ele geçirdiği üstünlüğü maç sonuna kadar elinde tutmayı başaran ekibimiz değerli bir galibiyet aldı.

Ersin ve Can bu takımın gizli kahramanları olduklarını bir kez daha kanıtladılar; ikisi de sessiz sedasız maçlara damga vuruyorlar. Ersin 5 faulle oyunu terk edene kadar şut kaçırmadı, 18 sayıyla takımının en skorer iki isminden biri oldu. Stanojevic karşısında sergilediği savunma performansıysa cabası.

D-Will’in skorer kimliğini daha çok yansıtabileceği 2 numaraya kaydırıldığı dönemde koç Ergin Ataman tarafından takımın dümenine geçirilen Can bu sezon tam bir mutasyon yaşıyor, kadroya dahil edildiğinde kenardan yapacağı katkı beklentisine inat ilk 5′in değişilmez oyuncusu oldu. Sakatlıktan yeni dönen Arroyo’nun performansının ne derece etkili olacağı tartışmalarının yapıldığı bir maçı daha kazandıran isimlerin başında yine Can vardı. İlk yarıda Mensah-Bonsu’nun tribünleri coşturan muhteşem smacında yaptığı asiste değinmemek olmaz, tam bir zeka örneğiydi.

Mensah-Bonsu demişken; Beşiktaş’a gelmeden önce de tanıdığım ve takip ettiğim bir oyuncuydu, tribünden izlediğim ilk maçı sonrası da savaşçı kimliğiyle takıma çok büyük katkı sağlayacağına inandığımı ifade etmiştim. Bu düşüncem aynen devam ediyor, çok atletik ve hırslı bir oyuncu. Hırsını kontrol edemeyip takıma zarar verecek hareketler de yapmıyor olması önemli bir avantaj. Can’ın asistiyle ilk yarıda yaptığı smaca ikinci yarıda da muhteşem bir blok ilave etti, tribünlerin ateşlenmeye ihtiyaç duyduğu anda hep ön plandaydı.

Lokavt sona erip D-Will ülkesine döndükten sonra kadroya dahil edilen Arroyo ve Morrison takıma adapte olmaya başladılar. Çek Cumhuriyeti’nde attığı 26 sayıyla takımın en skorer ismi olan ve galibiyette önemli bir pay sahibi olmayı başaran Morrison bugün de 18 attı. Arroyo geçmişi tartışılacak bir oyuncu olmamasına rağmen, Deron Williams’ın yerine geldiği için ister istemez kıyaslamalar yapılıyor. Öncelikle şunu bilmek ve kabul etmek lazım; D-Will’le kıyaslayabileceğiniz bir oyuncuyu, NBA’de bir daha lokavt olana kadar bu lige getiremezsiniz. Arroyo biraz daha kendisi için oynayan ve attırmaktan ziyade atmayı tercih eden bir oyuncu, bu noktada da D-Will’den farklılık gösteriyor. Aslında Beşiktaş Milangaz’ın oynamaya çalıştığı hızlı basketbol, Portorikolu oyuncu için biçilmiş kaftan, bunu da bugün çok fazla zaman almamasına rağmen attığı 14 sayıyla ispat etti. Ayrıca özellikle üçüncü çeyrekte yaptığı doğru pas tercihleri de maçın kopmasında önemli rol sahibi oldu.

Erceg ve kaptan Hawkins yine alıştığımız gibiydiler, savaştılar ve takıma bir galibiyet daha aldırdılar. Erceg’in 3 sayı çizgisi gerisindeki performansı ve trailer olarak geldiği hücumlardaki isabet oranı kendisini değişilmez yapıyor, biraz daha kalınlaşır ve kuvvetlenirse zaten Avrupa’nın önemli oyuncuları arasına girer. Kaptansa anlatmakta zorlandığım bir oyuncu, sade olduğu kadar da ihtişamlı bir savaşçı.

Bu maçta en mutlu olduğum anın kahramanıysa; Karşıyaka’nın son nefesini kesen üçlüğü sokan Kartal oldu. Maçın kritik bir anıydı ve Karşıyaka skorda ivme yakalayabilirdi. Dipte topu alan genç oyuncu bir an bile tereddüt etmeden kaldırdığı üçlüğü sokunca da rakibin direnci tamamen kırıldı, boks terimiyle havlu attılar. Ayrıca maç içinde Can’ı dinlendirmek için kenara aldığı dönemde ilk tercihini sakatlıktan yeni dönen Arroyo yerine Kartal olarak kullanan koça da şahsım adına teşekkürü borç bilirim.

Değinmek gerekli mi çok emin olmasam da; maçın hakemleri Engin Kennerman, Mehmet Serdar Ünal ve Ali Şakacı oyunun temposunu hiç düşürmeyerek bizlere güzel bir mücadele izlettirdiler. Maçta hakemleri zorlayacak çok bir pozisyon oluşmadı ama hata yaptıklarında eleştiri aldıklarına göre, iyi iş çıkardıklarında da tebriği hakediyorlar.

Can Tanaydı


Tags:

beşiktaş milangaz

can tanaydı

feature

pınar karşıyaka


Similar posts

  • yazar
    Karakteri Yetti
    11 Mayıs 2012   // 1 Comment

    KartalBasket.Org yazarlarından Nedim Varol dün oynanan Fenerbahçe Ülker - Beşiktaş Milangaz maçını d...

  • sezer özmen
    Kaybetmemeye Yeminliler Sanki
    07 Mayıs 2012   // 0 Comments

    Maçın bitimine son 1 dakika 3 saniye ve fark 7 sayı... Geriye yaslandım ve "Maç bitti, buraya kadar....

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir